Copyright ©
Philip M. Parker
,
INSEAD
.
Terms of Use
.
Turkish English Dictionary
Türkçe - İngilizce
sözlük & tercüme
Definition - tanım
INDEX
10 Fenik - ızgara biçiminde şey
ızgara et - çýkýþ yastýk belleði
çýkýk - çalýþkanlýk
çalýþma - çatlamaz
çatlayacak derecede yedirmek - çevirilebilirlik
çevirinin aslına sadık oluşu - çin yemek çubukları
çinçilla - çok baharatlı yemek
çok basit - çok-katlý güvenlik
çok-kipli - öç almak isteyen
öçgüder - öksüz kalmak
ökse - öncü uçak
öncül - örümceğin ip üreten organı
örümcek að araþtýrma programlarý - özel gösterim
özel gün - Çebişev yaklaşıklığı
Çek - ücret paketi
ücretine mahsuben avans - üslubunuz
üslup kazandırmak - üzerini kaplamak
üzgün üzgün - açık tenli olma
açık transmisyon mili - aþýrýyüzey
aþýrma - ağırlığında olmak
ağırlık çökmesi - ağzından sarkıtmak
ağzıpek - aciliyetine göre sıralama
acillik - aerodinamik tren
aerofaji - akıl yoluyla
akılı - akrobatların taktıkları çok uzun ayaklar
akrobistit - alçak sıklık
alçak ses - Ýleti uzunluðu
Ýleti Yok - altı köşeli yıldız
altı kat - Amerikalýlaþtýrmak
amerikan - ANAHTARSÖZCÜK
anakara - anlaşamamak
anlaşma önergesi - Üstbilgiyi ve Altbilgiyi Göster
Üste - arabelleğe alma
arabellek - arka çýkmak
Arka Ön terminaller - asıl yerli
asılı - aslen kazanma
Asli Sil - Atlıkları sil
atlý - avutucu birisi
avutulamaz - şak diye vurma
ayak freni - şartlı tasarruf
şartlamak - şeytanca oyun oynamak
şeytani - şirketlerle banka arasında nakit getirip götürme işleri yapan memur
şirketsel - ayrıntıyla ilgili
ayrıt - Azerbaijani
Azerbaycan - bükerek yerleştirmek
büklümlü - büyük zil
büyükçe bir meblağ - başa vurulan darbe
başı - başka zamanlarda
başkaca - bağnaz protestan
başnokta - bakýþ açýsý
bakýþýk - bankacılık yapmak
bankacý - basit seçenek
basit ses - bazik cüruf
bazik font - belediye yolu
belediyece - belli düzeyin altýnda
belli eden - beyin zarlarından biri
beyincik - bilgilendirmek
bilgilenme - bir çevre içinde
bir çift - bir şikâyetin beyanında yapılan değişiklik
bir şilin - bir derneğe üye yapmak
bir devir - bir hatayı kabul etmek
bir hayret belirtmede kullanılır - bir kiþinin en iyi yaptýðý þey
bir kişi ya da partiyi perde arkasından yöneten kişi - bir mesleğin yabancısı
bir metin özeti - bir süpermarket gibi çalışan ama sınırlı yiyecek malzemesi stoku bulunan küçük dükkân
bir sürü çocuk - bir teşkilata özgü sembol
bir tek - birçok yerini
birörnek - birinci zamana ait
birincil - birini zorlamak
birinin - birleþmiþ silika
birleþtir - boðularak ölmek
boðulma - bombardýman uçaðý
bombaya dayanıklı - boyasý çýkmaz
boyasaptar - bu romantik bir komedidir
bu sıralar - buruşmuş şey
burulma açısı - canayakýnlýk
Canberra metriği - cesur kimse
cesur ol - cisimsel
cismani olarak - dökme kalıp
dökmeci - düşülen dara
düşüm - düz gidiþ düðmesi
düz harfler - daginiklik
Dagit - dallarla çit örmek
dalma çanı - davadan vazgeçme
davalı avukatı - değerli taşlarla süslemek
Değerlik - delicesine sevme
delici çekiç - Denetlenmiş Oturum Açma
denetleyen resmi görevli - Depodan Ekle
depolama ömrü - devam süresi
devamı - diş hijyeni
diş ipi - Dil Bilgisi Kýlavuzu
dil bilimi - dirençölçer
dirençli sıcaklıkölçer - doðruyu söylemek gerekirse
doðu - doktor yemini
doktora derecesi almak - Dondurularak kurutulmuþ çabuk kahve
dondurulmamış - duracak yer
durak günlüðü - -e yakışmaz
-e yakın - Eşleyiciler
eşli - ekipbaşı
eklampsi - el atıvermek
el atma - elektromotor kuvvet
elektron - emilsiyon haline dönüştürmek
emin bir şekilde - en son sýnýr
en sondaki - envaze etme
envazyon - Escape tuşu
ESCON - etiyoloji
Etiyopya - evin kadını
evin reisi - fındıklı şekerleme
fırıl - fantezi mallar
fanteziler - felakete yol açan afet
Felcden hasil olan abazi - filogenetik
filogenez - fobik
fobisi - gır gır
gırç - görünmeyen mektup kopyası
görünmez tehlike - göz gezdirmek
göz hapsinde - gücün tekerleklere nakli
gücünü - güneşlenme
güneşli - güzelliğini yitirmiş
güzellik çiftliği - gazete yazısı
gazetecí - geçirme kuşağı
geçirmeme - gelişmeden doğmuş
gelişmekte - gençliğin baharı
gençlik çılgınlığı - gerçek zevk zevklerin küçümsenişidir
gerçekçi kimse - gerizekalý
germanik - giyimde saygýnlýk
giyiminde titiz - grizu patlamasından sonra kalan zehirli gaz
grobeton - hücre ile ilgili
Hücre imi - haczedilen malın kullanılması
haczetme - hakli olmak
haksız açtığı davayı kaybedene verilen para cezası - hapishaneye kapatmak
hapislik gerektiren - hasretini çekmek
hassas eleman - hava meydanı vergisi
hava mili - hayat standardı
hayat tarzı - hedefini küçültmek
hedefleme - her yönden yükleme ya da boşaltmaya hazır olduğunu ve nizami süreler içinde hazırlık ihbarının yapıldığını belirten terim
her yöne - heykeltraşlıkla ilgili
Heywood savı - hissedarlara hisselerini vermek
hissedici - Hukuka uygunluk
hukukçular - içinde yuvarlanmak
içindekiler öðesi - iş göremez
iş gözlüğü - işin zor tarafı
işinde - iştigal etmek
iştirak eden - iftira türünden
iftirak - iki hükümdarlı yönetim
iki hafta - ikna edilmiş olma
ikna etme - ilgili tarih itibarýyla
ilgililer - imleçten bagimsiz kaydirma
imleşim - incinmiş gurur
incir aðacý - intihap toplamak
intihar eden kimse - iskandil kurşunu
iskandinav - istiklal
istikrar bulmak - iyi biçimlendirme
iyi bilen - izometrik
izoterm - kırıcılık
kırık bezelye - kısmen veya tamamen ticari anlaşmalara bağlı olmayıp sadece kanun koyucu tarafından vazolunan gümrük vergileri sistemi
kısmet - kâlp nakli
kâlp pili - kötü ders notları
kötü doktor - Küçülebilir
küçülen - kýyý ve deniz mühendisliði
kýyýcý - kablosuz yerel þebeke
kabriyole - kafayý bulmuþ
Kafe - kaleyi yerle bir etmek
kalibrasyon - kana susamýþ
kanı çok - kanunsuz yoldan para kazanmak
kanunsuzdur - karışıklaştırmak
karışım hazırlama - karaturp
karavancı - karla karışık yağmur
karlı olarak - katýþtýrmak
katýhal - kayıtlı olmayan
kayıtlamak - kazadan beladan uzak
kazaen - kenar yuvarlatýcý
kenara - kendini zorla kabul ettirmeye çalışmak
kendiniz - keten ayıklama aleti
keten dantel - kin ve nefret dolu
kinakrin - klasik yapıt
klasikler - kolayca zarar gören
kolaylık olması açısından - konservatuvar
konserve açıp içmek - konvertibilite
konvertibl - koyu yeşil
koyuca - kuşet
kuşhane - kum saatindeki kum
kum taşı - kuruluşa ait
kurulum - lâfını sakınmaz
lâfebesi - Lexis oranı
Leydi - Mısır'ın yerlisi olan
mısırlı - mülteciler kurulu
mümbitleştirme - maaş bağlamak
maaş ve ücretleri gözden geçirirken geçmiş performans ile gelecekteki potansiyeli değerlendirme tekniği - mahkeme yoluyla ödetmek
mahkemece ertelenen açık artırma ile satış - mal olarak ödeme
mal olmak - mani olan
maniali - master programı
mastif - Meksika Yaz Saati
meksikalı - mercek vasıtasıyla oluşan biçim
mercimek - metin saydamlýðý
Metin Seç - middling sözcüğünün çoğul biçimi
mide özsuyu analizi - Mississipi
Missouri - muallakta olmayan
muallime - mutemede ait
mutena - nakleden
nakledici - nefretini uyandırmak
nefretle - niteliklerine göre ayırmak
nitelikli şey - observatuar
obsesif - olamasa da olur
olamayan - onanırlık koşulları
onanýr - orman yetiştirme
ormanı çok - osteolitik
osteoliz - otururken yapılan
otuz - paha biçmek
pahada ağır - Para Yönetimi
para yapma - parlaklığını
parlaklık kazandırmak - pay sahibi olmak
pay verme - Perþembe
perakende - pirinçten yapılmış mezar plakası
pirit - polis birliği
polis casusu - pratik zekaya sahip
pratika - Pullamak
pulları dökülmek - radyodermatit
radyofar anteni - reddedilen kabul
reddedilmiş şey - reosta
reostat - rivayet kabilinden
rivyera - sıcaktan yanmak
sıcramak - sınam tasarımı
Sınama alanı - söyletmemek
söylev - süperbilgisayar
süperego - sütlü kavhe
sütlaç - Saat Biçimi
saat bir - sabitleştirici istemeyen
sabitleme - sahtekârlık teşebbüsü
sahtekar - sanat zevki olan
sanatçı - Sarkık Yanak
sarkıntılık yapmak - savaşı doğuran olay
savaşım - saygıyla karışık korku
saygý - Sehirlerarasi Ekspres Tren
sehr disinda - sentrifügal
sentriol - sert yüzey
sert yaka - sevk edilen
sevk evrakı eşliğinde gelen poliçe - silâhlanmak
silâhlar - sinsice yapmak
sinsilik - skandal çıkaran araştırmacı
skandiyum - Son İşlemi Geri Al
son ürün - Sorguya Bağla
sorkun - SPOTLU NÝÞ
sprey - su yabancı otu
SU YATAÐI - susturulmuş
susun - Tüm Ag
Tüm Alan - taþýyýcýyý dinleyen çoklu eriþim
taþýyan - tadını vermek
tadında - takatý kalmamýþtý
takatsız bırakmak - tam satýn alma sürümü
tam sayılardan oluşan - tanrýlarýn içkisi
tanrýsal - tarziye
tas kebabý - tayga
tayin eden kişi - tehlikelere dikkat eden
tehlikeli adam - tekmiş gibi görünen iki yıldız
tekmil - televizyonla tanı
teleyazı - temyizle ilgili
ten rengi streç pantolon - ters ve kısa
ters video - ticarette kaptıkaçtı yöntemi
ticari - top sözcüğünün çoğul biçimi
top sürme - topraklarına katmak
topraksız - trouser sözcüğünün çoğul biçimi
True Type yazıtipleri - uçağın yerini gösteren lâmba
uçabilen - ufuktan yükseklik derecesi
ugramak - utanmazca
Utarit - uyumlu zil sesi
uyumluluk - uzun yaprak
uzun yara - varíl
varan - vb kötü adam
vb tehdit etme - veri kaydı
veri kaydi - viyaklama
Viyana - yılışık yılışık sırıtmak
yılışma - yükölçer
yükü ayarlayarak gemiyi dengeleme - yürürlülük
Yürüt - yaşama sımsıkı sarılmış
yaşamış - yakından incelemek
yakınlık analizi - yan yatmaya elverişli
yan yelken - yapı endüstrisi
yapı içi - yarı-durağan süreç
yarıiletken - yargısal örnek
yargıtayca mahkeme kararının yeniden incelen - yavaş yavaş yerleştirmek
yavaşça ya da dikkatle ilerlemek - yazıtlara ait
yazı-tura - yem olarak kullanılan kayabalığı
yem parası - Yeni Zellanda Dolarý
yeniçeri - yer ve zaman kavramlarının dört boyutlu bütünü
yer vermek - yeterli teminat
yeterlik - yoksulluk nafakasi
yoksun bırakan - yukarıya yönelik
yukarý - zabıtların tasdiki
zabýt ve tesbit olunan - zaruret içinde
zaruri olarak - zindana atmak
zindancý - zurna sesi
çinçilla
çinçilla kürkü
çince
çin'de gümrük binası
çin'de yüksek memur
çine ait
çingülü
çingene alemi
çingene arabasý
çingene dili
çingene erkeği
çingene gibi
çingene gibi yaşamak
çingene pazarlığı yapmak
çingenece
çingeneler
çingenelerin geçici konaklama yeri
çingenelik
çini hamuru
çini ile kaplamak
çini mürekkep
çinici
çinko ile kaplamak
çinko kaplama
çinko lehim
çinko sülfür
çinko sülfatı
çinkografi
çinkolu
çinkolu kurşun alaşımı
çinkosunu gidermek
çinkoya ait
çinli kadın
çinlilerin yemek yeme çubukları
çiplak
çir
çiriþotu
çirişlemek
çirişleyici
çirişli pamuklu bez
çirişli sıvıya batırmak
çirişotu
çirkefe taş atmak
çirkin þey
çirkin adam
çirkin şey
çirkin büyük bina
çirkin biçimde
çirkin bir biçimde şişman
çirkin elyazısı
çirkin kız
çirkin kadın
çirkin kentsel alan
çirkin kimse
çirkin oğlan
çirkin sözler söylemek
çirkin sesler çıkarmak
çirkin suratlı
çirkin tarafı
çirkin yaratık
çirkince
çirkinleþme
çirkinleþtirmek
çirkinleştirme
çirkinleştirmek
çirkinlik
çiroz gibi
çirpma çözücü
çirpma-çözücü
çirpmayi çözme
çise
çiseleme
çiseleyen
çiseleyen yağmur
çisenti
çit çalısı
çit çekmek
çit basamağı
çit budayýcý
çit ile çevirmek
çit malzemesi
çit merdiveni
çit sarmaşığı
çit ya da duvar
çita
çitkuþu
çitle ayırmak
çitleri kesen işçi
çitme atmak
çivi çakarak sağlamlaştırmak
çivi çiviyi söker
çivi ya da raptiye ile tutturmak
çivici
çivilerini sökmek
çivilerle kapatmak
çivili
çivili ayakkabı
çivili sopa
çivisiz kalkan
çivit fidaný
çivit otu
çivitotu
çivitotundan elde edilen mavi boya
çiviyazısı
çiviyazısı işaretli
çiviyle asmak
çiviyle delmek
çiy
çiy gibi
çiy ile kaplı
çiy oluşma derecesi
çiy taneleriyle ıslatmak
çiyli
çizelge biçiminde
çizelge halinde
çizelge ile göstermek
çizelge standardı
çizelgeden okuma
çizelgeleme
çizelgelemek
çizelgeye baþvurma
çizelgeye başvurma
çizelgeye geçirme
çizelgeye geçirmek
çizenek
çizerek açıklamak
çizerek anlatma
çizerek göstermek
çizeylem
çizgeleme
çizgenin belirteni
çizgesel
çizgi çekmek
çizgi çizgi
çizgi çizgi boyamak
çizgi çizgi olma
çizgi çizgi yapmak
çizgi çizmek
çizgi örneklemesi
çizgi bırakmak
çizgi dışı
çizgi düzeni
çizgi film çizeri
çizgi film hazırlama
çizgi film ressamı
çizgi film yapma
çizgi film yapmak
çizgi grafik
çizgi hakemi
çizgi kalınlığı
çizgi kalýnlýðý
çizgi karekteri hareketlendirmek
çizgi makinesi
çizgi resimli öykü
çizgi roman
çizgi roman ilavesi
çizgi spektrumu
çizgi tarama
çizgi yapmak
çizgilemek
çizgiler meydana getiren şey
çizgiler oluşturmak
çizgilerden ibaret
çizgilere yumuşaklık katmak
çizgilerini iptal etmek
çizgilerle doldurmak
çizgilerle göstermek
çizgilerle süslemek
çizgili çek
çizgili hale getirmek
çizgili kas
çizgili kumaş
çizgili olmayan çek
çizgili pamuklu kumaş
çizgili sincap
çizgili ya da damalý pamuklu kumaþ
çizgili yapmak
çizgili yazı tipi
çizgili yazý tipi
çizgilik
çizgisel
çizgisel çizim
çizgisel örnekleme
çizgisel izge
çizgisel olarak
çizgisel spektrum
çizgisiz
çizgisiz kâğıt
çizgiye ait
çizgiyi aþmak
çiziş
çiziştirmek
çizici
çizici ile çizmek
çizici ile işaretlemek
çizik çizik oluş
çiziktirilmiş
çiziktirme
çizilerek
çizim alanı
çizim alaný
çizim araçları paleti
çizim biçimi
çizim cetveli
çizim damgası
çizim damgasi
çizim kalemi
çizim karakteri
çizim masası
çizim odası
çizim olanaðý
çizim olanağı
çizim parçası
çizim parçasý
çizim penceresi
çizim sıradüzeni
çizim sýradüzeni
çizim sanatı
çizim seti
çizim simge takımı
çizim simge takýmý
çizim takımı
çizim temel öðesi
çizim temel öğesi
çizim vektörü
çizim veri biçim kütüğü
çizim veri kütüğü
çizim yerleþim düzeni
çizim yerleşim düzeni
çizime ait
çizimler
çizimleri yapan kimse
çizimsel
çizimsel arabirim
çizimsel metin
çizinti
çizip silmek
çizme çekeceği
çizme atkısı
çizme bağcığı
çizme giydirmek
çizmeli
çizmeli kedi
ço€alma
çoçuğunu öldürme
çoçuk
çoða gönderilen ileti
çoða gönderim
çoða gönderim iletisi
çoðal
çoðalan
çoðalma
çoðalmak
çoðalt
çoðaltýcý
çoðaltma
çoðaltmak
çoðu
çoðu kez
çoðu zaman anlamsýz sözcük
çoðuþma
çoðuþma kipi
çoðuþmalý iletiþim
çoðul
çoðul doðum
çoðul gebelik
çoðulcu
çoðulculuk
çoðullama
çoðullamalý kanal
çoðullayýcý
çoðulortamlý
çoðulortamlýlýk
çoðunluk
çoðunluk iþlevi
çoðunluk taþýyýcýsý
çoðunlukla
çoğa gönderilen ileti
çoğa gönderim
çoğa gönderim iletisi
çoğalan
çoğalt
çoğaltıcı
çoğaltıcı şey
çoğaltılan yazı örneği
çoğaltan şey
çoşku
çoşkun
çoşkunluk
çoşma
çoğu zaman kölelik efendi için bir manevi baskı kaynağı değil itaat eden için bir çekici güçtür
çoğuşma
çoğuşma kipi
çoğuşmalı iletişim
çoğul olarak kullanmak
çoğul olma durumu
çoğulcu
çoğulculuk
çoğullaştırmak
çoğullama
çoğullama çözmek
çoğullamalı kanal
çoğullayıcı
çoğulluk
çoğulortamlı
çoğulortamlılık
çoğulu
çoğunluğa ait
çoğunluk işlevi
çoğunluk partisi
çoğunluk taşıyıcısı
çoğunluk tarafından
çoğunlukçu
çoğunlukla elektrikle çalışan motor
çoğunlukta olmak
çoğunu öldürmek
çoğunu bitirmek
çoban şiiri
çoban barakasý
çoban borusu
çoban değneği
çoban köpeði
çoban köpeği
çoban püskülü
-çobanı
çobançantası
çobandeğneği
çobanlık etmek
çobanlıkla ilgili
çobanlama
çobanlara ait
çobanpüskülü
çobanyıldızı
çocuða kötü muamele edilmesi
çocuğa özgü
çocuğa ait
çocuğa bakarak aile yanında kalan kız
çocuğa bakarak aile yanında kalmak
çocuğa bakmak
çocuğa benzer
çocuğa kendi çocukları gibi bakan aile
çocuğu kendi evinde evlatlık olarak büyüten baba
çocuğu olmayan
çocuğun bezini değiştirmek
çocuğun gelişmesinin durması
çocuğun kendinden olduğunun tanınması
çocuğun suç işlemesi
çocuk çıngırağı
çocuk önlüğü
çocuk aldırma girişimi
çocuk alfabesi
çocuk arabasý
çocuk şarkısı
çocuk şiiri
çocuk bahçesi
çocuk bakıcılığı yapmak
çocuk bakıcısı
çocuk bakımı yaparak
çocuk bakýcýlýðý yapmak
çocuk bakýcýsý
çocuk bakým ve eðitimi
çocuk bekleyen
çocuk bekleyicisi
çocuk bezi
çocuk düþürücü
çocuk düşürme
çocuk düşürme girişimi
çocuk düşürme teşebbüsü
çocuk düşürmeye yarayan herhangi bir ilaç veya nesne
çocuk düşürten her şey
çocuk düşürterek suç işleyen kişi
çocuk düsürme taraftari
çocuk dili
çocuk dilinde at
çocuk doðurma
çocuk doktorluğu
çocuk doktoru
çocuk dozu
çocuk eğitimi ile ilgili
çocuk elbisesi
çocuk felci
çocuk gezdirme kayışı
çocuk gibi ağlamak
çocuk gibi konuşmak
çocuk gibi oynamak
çocuk gibi sevinçli
çocuk hırsızı
çocuk hastalıkları ile ilgili
çocuk hastalıkları uzmanıı
çocuk havuzu
çocuk hekimliği
çocuk için tekerlekli kızak
çocuk işi
çocuk indirimi
çocuk kısa pantolonu
çocuk kaçırma
çocuk kafesi
çocuk karyolası
çocuk katili
çocuk kitapları
çocuk koruma
çocuk muamelesi yapmak
çocuk odası
çocuk oyunağı
çocuk oyuncaðý
çocuk oyuncağı değil
çocuk oyuncağı kadar kolay
çocuk psikiyatrisi
çocuk psikolojisi
çocuk sahibi olma
çocuk sandalyesi
çocuk suçlu
çocuk tekerlemesi
çocuk terbiyesi
çocuk tulumu
çocuk veya vesayet altındaki küçüğü ya da bir seçmeni kaçırmak
çocuk yaşta evli kadın
çocuk yapmak
çocuk yuvası
çocukça
çocukça ağlamak
çocukça davranış
çocukça huysuzluk
çocukça konuşma
çocukça laf
çocukça söz
çocukça tavırları olan kimse
çocukça ve aptalca
çocukbilim
çocukcağız
çocukla ilgili
çocuklar gibi şen
çocuklar için tehlike kaynağı
çocuklara özgü
çocuklara verilen yemek
çocukları
çocukları doğurmuş olma gerçeği
çocukların izleyebileceği film
çocukların oyun bloklarından biri
çocukların tuğla şeklindeki oyuncağı
çocuklarýn oyun alaný
çocuklarla ilgili sosyal görevli
çocukluk çaðý
çocukluk çağı
çocukluk aşkı
çocukluk dönemi
çocukluk yılları
çocukluktan çıkan
çocukluktan çıkma
çocukluktan beri
çocukluktan kalma ana ve baba hayali
çocuksu davranış
çocuksu kimse
çocuksuz
çocuksuz olmak mutlu bir talihsizlik
çogaltici
çogaltma
çogaltmak
çogullama çözmek
çogunlukla
çok ırklı
çok ısılı
çok ısınmak
çok ıslatmak
çok çaba isteyen
çok çabuk söylemek
çok çabuk tehlikeli bir biçime gelen
çok çabuk yapılan şey
çok çalışarak başarısızlığa uğramaktan kaçınmak
çok çalışkan
çok çalışkan öğrenci ya da işçi
çok çalışkan kimse
çok çalışmaktan bitkin düşmüş
çok çalışmayı gerektiren iş
çok çalıştıran işyeri
çok çalıştırma sistemi
çok çalýþmak
çok çeþitli para birimleri için sabit teklifler
çok çeşitli teknik konuları içeren
çok çekişmeli
çok çekici kimse
çok çekici nesne
çok çekip hayatta pişmek
çok çekme
çok çekmek
çok çiçekli
çok çirkin şey
çok çirkinsin
çok çok
çok çubuklu çizim
çok öfkeli ve güçlü
çok önceden
çok önem vermek
çok önemli bildiri
çok önemli bir
çok önemli kişi
çok önemli olay
çok önemli zaman
çok örnek getirmek
çok özlü
çok üşümek
çok üstüne düþmek
çok üzücü
çok üzülmek
çok üzüntülü
çok ýrklý
çok ýslak
çok þükür
çok þaþýrmýþ
çok þaþýrtmak
çok þiþman
çok þirinsin
çok aç
çok aç olmak
çok açık
çok açılı
çok açýk parlak mavi
çok ağır çalınmak
çok ağır şey
çok ağır olmak
çok ağızlı
çok acı
çok acı çekmek
çok acı biber
çok acı söz
çok acı vermek
çok acýklý
çok acele etmek
çok akıllı
çok aksanlı
çok alçak
çok alçak frekans
çok alçak sıklık
çok alkollü bira
çok almak
çok altın çıkarmak
çok anlamlılık
çok aptal
çok aptalca bir hareket
çok aptalca iş
çok aptalca konuþmak
çok araçlı çarpışma
çok aralık
çok arzu eden
çok arzulu
çok arzulu olma
çok atomlu
çok şık
çok şaşırmış
çok ayak basılmış
çok ayaklı hayvan
çok şanslı
çok şekilli
çok şey
çok şey içeren
çok şey vaadeden
çok şeyler vaat eden
çok şiddetli
çok şiddetli olarak
çok şiddetli yağmur
çok az ücret
çok az bir farkla
çok az farkla kazanılan
çok az miktar
çok az para
çok az tanımak
çok azı bizi biz gibi görüyor ama herkes bizim bizmiş gibi gösterdiğimizi görüyor
çok büyük çapta tümleşim
çok büyük ölçekte paralel
çok büyük şey
çok büyük beden
çok büyük beden giysi
çok büyük bitki
çok büyük boy
çok büyük canlı
çok büyük fark
çok büyük hayvan
çok büyük miktar
çok büyük mutluluk
çok büyük olarak
çok büyük sayı
çok büyük sayıda
çok büyük yıldız kümesi
çok büyümüş
çok baðlý
çok baðlantýlý hat
çok başçıklı
çok başarılı bir gün
çok başlı yılan
çok bağlantılı hat
çok baharatlı yemek
Copyright ©
Philip M. Parker
,
INSEAD
.
Terms of Use
.