Copyright © Philip M. Parker, INSEAD. Terms of Use.

Turkish English Dictionary



Türkçe - İngilizce

sözlük & tercüme

Definition - tanım

INDEX

10 Fenik - ızgara biçiminde şey
ızgara et - çýkýþ yastýk belleði
çýkýk - çalýþkanlýk
çalýþma - çatlamaz
çatlayacak derecede yedirmek - çevirilebilirlik
çevirinin aslına sadık oluşu - çin yemek çubukları
çinçilla - çok baharatlı yemek
çok basit - çok-katlý güvenlik
çok-kipli - öç almak isteyen
öçgüder - öksüz kalmak
ökse - öncü uçak
öncül - örümceğin ip üreten organı
örümcek að araþtýrma programlarý - özel gösterim
özel gün - Çebişev yaklaşıklığı
Çek - ücret paketi
ücretine mahsuben avans - üslubunuz
üslup kazandırmak - üzerini kaplamak
üzgün üzgün - açık tenli olma
açık transmisyon mili - aþýrýyüzey
aþýrma - ağırlığında olmak
ağırlık çökmesi - ağzından sarkıtmak
ağzıpek - aciliyetine göre sıralama
acillik - aerodinamik tren
aerofaji - akıl yoluyla
akılı - akrobatların taktıkları çok uzun ayaklar
akrobistit - alçak sıklık
alçak ses - Ýleti uzunluðu
Ýleti Yok - altı köşeli yıldız
altı kat - Amerikalýlaþtýrmak
amerikan - ANAHTARSÖZCÜK
anakara - anlaşamamak
anlaşma önergesi - Üstbilgiyi ve Altbilgiyi Göster
Üste - arabelleğe alma
arabellek - arka çýkmak
Arka Ön terminaller - asıl yerli
asılı - aslen kazanma
Asli Sil - Atlıkları sil
atlý - avutucu birisi
avutulamaz - şak diye vurma
ayak freni - şartlı tasarruf
şartlamak - şeytanca oyun oynamak
şeytani - şirketlerle banka arasında nakit getirip götürme işleri yapan memur
şirketsel - ayrıntıyla ilgili
ayrıt - Azerbaijani
Azerbaycan - bükerek yerleştirmek
büklümlü - büyük zil
büyükçe bir meblağ - başa vurulan darbe
başı - başka zamanlarda
başkaca - bağnaz protestan
başnokta - bakýþ açýsý
bakýþýk - bankacılık yapmak
bankacý - basit seçenek
basit ses - bazik cüruf
bazik font - belediye yolu
belediyece - belli düzeyin altýnda
belli eden - beyin zarlarından biri
beyincik - bilgilendirmek
bilgilenme - bir çevre içinde
bir çift - bir şikâyetin beyanında yapılan değişiklik
bir şilin - bir derneğe üye yapmak
bir devir - bir hatayı kabul etmek
bir hayret belirtmede kullanılır - bir kiþinin en iyi yaptýðý þey
bir kişi ya da partiyi perde arkasından yöneten kişi - bir mesleğin yabancısı
bir metin özeti - bir süpermarket gibi çalışan ama sınırlı yiyecek malzemesi stoku bulunan küçük dükkân
bir sürü çocuk - bir teşkilata özgü sembol
bir tek - birçok yerini
birörnek - birinci zamana ait
birincil - birini zorlamak
birinin - birleþmiþ silika
birleþtir - boðularak ölmek
boðulma - bombardýman uçaðý
bombaya dayanıklı - boyasý çýkmaz
boyasaptar - bu romantik bir komedidir
bu sıralar - buruşmuş şey
burulma açısı - canayakýnlýk
Canberra metriği - cesur kimse
cesur ol - cisimsel
cismani olarak - dökme kalıp
dökmeci - düşülen dara
düşüm - düz gidiþ düðmesi
düz harfler - daginiklik
Dagit - dallarla çit örmek
dalma çanı - davadan vazgeçme
davalı avukatı - değerli taşlarla süslemek
Değerlik - delicesine sevme
delici çekiç - Denetlenmiş Oturum Açma
denetleyen resmi görevli - Depodan Ekle
depolama ömrü - devam süresi
devamı - diş hijyeni
diş ipi - Dil Bilgisi Kýlavuzu
dil bilimi - dirençölçer
dirençli sıcaklıkölçer - doðruyu söylemek gerekirse
doðu - doktor yemini
doktora derecesi almak - Dondurularak kurutulmuþ çabuk kahve
dondurulmamış - duracak yer
durak günlüðü - -e yakışmaz
-e yakın - Eşleyiciler
eşli - ekipbaşı
eklampsi - el atıvermek
el atma - elektromotor kuvvet
elektron - emilsiyon haline dönüştürmek
emin bir şekilde - en son sýnýr
en sondaki - envaze etme
envazyon - Escape tuşu
ESCON - etiyoloji
Etiyopya - evin kadını
evin reisi - fındıklı şekerleme
fırıl - fantezi mallar
fanteziler - felakete yol açan afet
Felcden hasil olan abazi - filogenetik
filogenez - fobik
fobisi - gır gır
gırç - görünmeyen mektup kopyası
görünmez tehlike - göz gezdirmek
göz hapsinde - gücün tekerleklere nakli
gücünü - güneşlenme
güneşli - güzelliğini yitirmiş
güzellik çiftliği - gazete yazısı
gazetecí - geçirme kuşağı
geçirmeme - gelişmeden doğmuş
gelişmekte - gençliğin baharı
gençlik çılgınlığı - gerçek zevk zevklerin küçümsenişidir
gerçekçi kimse - gerizekalý
germanik - giyimde saygýnlýk
giyiminde titiz - grizu patlamasından sonra kalan zehirli gaz
grobeton - hücre ile ilgili
Hücre imi - haczedilen malın kullanılması
haczetme - hakli olmak
haksız açtığı davayı kaybedene verilen para cezası - hapishaneye kapatmak
hapislik gerektiren - hasretini çekmek
hassas eleman - hava meydanı vergisi
hava mili - hayat standardı
hayat tarzı - hedefini küçültmek
hedefleme - her yönden yükleme ya da boşaltmaya hazır olduğunu ve nizami süreler içinde hazırlık ihbarının yapıldığını belirten terim
her yöne - heykeltraşlıkla ilgili
Heywood savı - hissedarlara hisselerini vermek
hissedici - Hukuka uygunluk
hukukçular - içinde yuvarlanmak
içindekiler öðesi - iş göremez
iş gözlüğü - işin zor tarafı
işinde - iştigal etmek
iştirak eden - iftira türünden
iftirak - iki hükümdarlı yönetim
iki hafta - ikna edilmiş olma
ikna etme - ilgili tarih itibarýyla
ilgililer - imleçten bagimsiz kaydirma
imleşim - incinmiş gurur
incir aðacý - intihap toplamak
intihar eden kimse - iskandil kurşunu
iskandinav - istiklal
istikrar bulmak - iyi biçimlendirme
iyi bilen - izometrik
izoterm - kırıcılık
kırık bezelye - kısmen veya tamamen ticari anlaşmalara bağlı olmayıp sadece kanun koyucu tarafından vazolunan gümrük vergileri sistemi
kısmet - kâlp nakli
kâlp pili - kötü ders notları
kötü doktor - Küçülebilir
küçülen - kýyý ve deniz mühendisliði
kýyýcý - kablosuz yerel þebeke
kabriyole - kafayý bulmuþ
Kafe - kaleyi yerle bir etmek
kalibrasyon - kana susamýþ
kanı çok - kanunsuz yoldan para kazanmak
kanunsuzdur - karışıklaştırmak
karışım hazırlama - karaturp
karavancı - karla karışık yağmur
karlı olarak - katýþtýrmak
katýhal - kayıtlı olmayan
kayıtlamak - kazadan beladan uzak
kazaen - kenar yuvarlatýcý
kenara - kendini zorla kabul ettirmeye çalışmak
kendiniz - keten ayıklama aleti
keten dantel - kin ve nefret dolu
kinakrin - klasik yapıt
klasikler - kolayca zarar gören
kolaylık olması açısından - konservatuvar
konserve açıp içmek - konvertibilite
konvertibl - koyu yeşil
koyuca - kuşet
kuşhane - kum saatindeki kum
kum taşı - kuruluşa ait
kurulum - lâfını sakınmaz
lâfebesi - Lexis oranı
Leydi - Mısır'ın yerlisi olan
mısırlı - mülteciler kurulu
mümbitleştirme - maaş bağlamak
maaş ve ücretleri gözden geçirirken geçmiş performans ile gelecekteki potansiyeli değerlendirme tekniği - mahkeme yoluyla ödetmek
mahkemece ertelenen açık artırma ile satış - mal olarak ödeme
mal olmak - mani olan
maniali - master programı
mastif - Meksika Yaz Saati
meksikalı - mercek vasıtasıyla oluşan biçim
mercimek - metin saydamlýðý
Metin Seç - middling sözcüğünün çoğul biçimi
mide özsuyu analizi - Mississipi
Missouri - muallakta olmayan
muallime - mutemede ait
mutena - nakleden
nakledici - nefretini uyandırmak
nefretle - niteliklerine göre ayırmak
nitelikli şey - observatuar
obsesif - olamasa da olur
olamayan - onanırlık koşulları
onanýr - orman yetiştirme
ormanı çok - osteolitik
osteoliz - otururken yapılan
otuz - paha biçmek
pahada ağır - Para Yönetimi
para yapma - parlaklığını
parlaklık kazandırmak - pay sahibi olmak
pay verme - Perþembe
perakende - pirinçten yapılmış mezar plakası
pirit - polis birliği
polis casusu - pratik zekaya sahip
pratika - Pullamak
pulları dökülmek - radyodermatit
radyofar anteni - reddedilen kabul
reddedilmiş şey - reosta
reostat - rivayet kabilinden
rivyera - sıcaktan yanmak
sıcramak - sınam tasarımı
Sınama alanı - söyletmemek
söylev - süperbilgisayar
süperego - sütlü kavhe
sütlaç - Saat Biçimi
saat bir - sabitleştirici istemeyen
sabitleme - sahtekârlık teşebbüsü
sahtekar - sanat zevki olan
sanatçı - Sarkık Yanak
sarkıntılık yapmak - savaşı doğuran olay
savaşım - saygıyla karışık korku
saygý - Sehirlerarasi Ekspres Tren
sehr disinda - sentrifügal
sentriol - sert yüzey
sert yaka - sevk edilen
sevk evrakı eşliğinde gelen poliçe - silâhlanmak
silâhlar - sinsice yapmak
sinsilik - skandal çıkaran araştırmacı
skandiyum - Son İşlemi Geri Al
son ürün - Sorguya Bağla
sorkun - SPOTLU NÝÞ
sprey - su yabancı otu
SU YATAÐI - susturulmuş
susun - Tüm Ag
Tüm Alan - taþýyýcýyý dinleyen çoklu eriþim
taþýyan - tadını vermek
tadında - takatý kalmamýþtý
takatsız bırakmak - tam satýn alma sürümü
tam sayılardan oluşan - tanrýlarýn içkisi
tanrýsal - tarziye
tas kebabý - tayga
tayin eden kişi - tehlikelere dikkat eden
tehlikeli adam - tekmiş gibi görünen iki yıldız
tekmil - televizyonla tanı
teleyazı - temyizle ilgili
ten rengi streç pantolon - ters ve kısa
ters video - ticarette kaptıkaçtı yöntemi
ticari - top sözcüğünün çoğul biçimi
top sürme - topraklarına katmak
topraksız - trouser sözcüğünün çoğul biçimi
True Type yazıtipleri - uçağın yerini gösteren lâmba
uçabilen - ufuktan yükseklik derecesi
ugramak - utanmazca
Utarit - uyumlu zil sesi
uyumluluk - uzun yaprak
uzun yara - varíl
varan - vb kötü adam
vb tehdit etme - veri kaydı
veri kaydi - viyaklama
Viyana - yılışık yılışık sırıtmak
yılışma - yükölçer
yükü ayarlayarak gemiyi dengeleme - yürürlülük
Yürüt - yaşama sımsıkı sarılmış
yaşamış - yakından incelemek
yakınlık analizi - yan yatmaya elverişli
yan yelken - yapı endüstrisi
yapı içi - yarı-durağan süreç
yarıiletken - yargısal örnek
yargıtayca mahkeme kararının yeniden incelen - yavaş yavaş yerleştirmek
yavaşça ya da dikkatle ilerlemek - yazıtlara ait
yazı-tura - yem olarak kullanılan kayabalığı
yem parası - Yeni Zellanda Dolarý
yeniçeri - yer ve zaman kavramlarının dört boyutlu bütünü
yer vermek - yeterli teminat
yeterlik - yoksulluk nafakasi
yoksun bırakan - yukarıya yönelik
yukarý - zabıtların tasdiki
zabýt ve tesbit olunan - zaruret içinde
zaruri olarak - zindana atmak
zindancý - zurna sesi
aerofaji
aerofil
aerofobi
aerolit
aeroloji
aerometre
aeronotik
aeroplane
aerosol
aerosol bombası
aerosol kabı
aerosolle
aerostat
aerostatik
aeroterapi
aerotermodinamik
AET
aether
af dileme
af için yalvarma
afırmak
Ýfþa Eden Taraf
Ýfþa Edilen Taraf
afacan peri
afacanlık yapan kimse
Ýfade
Ýfade özeti alýnýyor
Ýfade ayrýntýsý alýnýyor
afaji
afaki
afallaştıran
afallaştırmak
afallama
afallanmış
afallatmak
Afaniptera
afaroz etmek
afíx
afazi
afazi hastasý
afedersin
afedersiniz
afel
aferisis
afet kuramı
affallatmak
affeden
affeden tarafça herhangi bir şartın koşulmadığı af
affeder
affedersíníz
affedersiniz
affedicilik
affedilebilir
affedilemez olmak
affedilir
affedilmemiş
affedilmez
affedilmez günah
affetme eğilimi
affetmez
affrikatif
afgan
Afgan cins köpeği
Afganca
Afganistan
Afganistan ile ilgili
Afganistan Standart Saati
Afganistan Yaz Saati
Afganistan'da Kabil şehri
afganistanlı
Afganlı
afi kesmek
Afiþ
Afiþ Ekran Koruyucu
Afiþ Ekraný
afiş altı
afiş altındaki yazı
afiş asılan direk
Afiş Ekran Koruyucu
Afiş Ekranı
afiş ressamı
afiş yapıştıran kimse
afiş yapıştırmak
afişe etmek
afişle reklam
afişlerle duyurmak
afişlerle ilan etmek
afişte adı olmak
afişte ismi olmak
afişte kalma
afişteki isim
afibrinojenemi
afif
afili
afinite
Öfke
Ýflas davasýnýn açýlmasý
aflatoksin
afoni
aforoz
aforoz cezası
aforoz edilmiş kimse
aforoz etme
Afríka
Afríkali
Afrika İktisat Komisyonu
afrika antilopu
afrika cýrlak faresi
afrika fili
afrika göçmen
afrika gelişme bankası
afrika gelişme bankasi
afrika gergedaný
Afrika Geyiği
afrika hurma kozalağı
Afrika ile ilgili
afrika kökenli amerikalı
afrika kalkınma bankası
afrika kalkınma fonu
afrika manatisi
afrika merkez bankaları birliği
afrika misk kedisi
afrika yaban eþeði
Afrikaanca
afrika'da doğan hintli
afrika'daki bir ağacın sert ve kızıl kerestesi
afrikalý
Afrikanist
Afrikanizm
Afrika'ya ait
afro
Afro-Amerikan
afro-asya ile ilgili
Afro-Asyalý
Afrodit
afrodizyak
Afro-Kübalý
afsun
afsuncu
afsunculuk
afsunlamak
afsunlayarak kovalamak
afsunlu
aftöz
aftöz stomatit
after shave
aftlı
afyon
afyon çiçeği
afyon bağımlılığı
afyon tentürü
afyon zehirlenmesi
afyonkeş
afyonkeşlik
Afyonla Sersemletip Gemide Çalışması Ýçin Kaçırmak
afyonlu ilâç
afyonlu ilaç
Ag Denetim Masasi'ni devreden çikar
Ag destegi ile güvenli kip
Ag Kayidi Baglantisini Kes
Ag Kayidina Baglanma Hatasi
Ag Kaynaklarindan Ayril
Ag Parolasini Girin
Ag Sürücüsü Baglantisini Kes
Ag Yedeklemesini Aç
Ag yedeklemesini devreye sok
Ag Yedeklemesini Kapat
agız açıklığı
AGİT
agac lento
aganda etmek
agangliyonik
agapantus
agar
agastrik
agat
agav
Agda çift ad
Öge
Öge Düzenle
agenezi
ageuzi
aging
agiria
Agirlastirici Fabrikasi
aglütinasyon
aglikon
aglomera
aglosi
aglutinasyon
aglutine ol
aglutinin
aglutinojen
agnati
agnostik
agnostisizm
agnostisizm ile ilgili
agnozi
agoni
agonik
agonik çizgi
agora
agorafobi
agrafi
agranülosit
agranülositoz
agranülosiz
agrandísman
agrandisör
AGREGA
agregasyon
agresif
agresif kimse
agresiflik
agresyon
agri
agroforesti
agroloji
agromani
agronomi
agronomik
agutigiller ailesi
agy
ah
ah þu paranýn gözü çýksýn
ah baðlam ah
ah etmek
aha
ahır
ahır bölmesi
ahır bakıcısı
ahır civarında küçük çayır
ahır görevi
ahır görevine çağırma
ahır gübresi
ahır gibi ev
ahır gibi yerde yaşamak
ahır malzemesi
ahır yemliği
ahıra bağlanmak
ahıra kapatmak
ahıra koymak
ahıra tıkamak
ahıra tıkmak
ahırı yemlikle donatmak
ahırın gübresini temizlemek
ahırda durmak
ahırdaki atlar
ahırdan almak
Ahırdan Bozma Sıralı Evler
Ahırlar
ahçı
ahçıbaşı
ahçılık
ahýrlar sokaðý
ahþap
ahþap ev
ahþap kalýp iskelesi
ahalí
Ýhale teklifi
Ahºap görünümlü ön konsol
ahar tezgâhı
ahşap
ahşap çerçeve
ahşap çerçeveli
ahşap döşeme
ahşap kaplama
ahşap sayfiye evi
ahşap yapı
ahşap yapı iskeleti
ahbab
ahbap olmak
ahbaplik
ahbapsız
ahdeden
ahdetmek
ahenge katılmak
ahenk kazandırmak
ahenklí
ahenkle
ahenkle çalmak
ahenkli çalmak
ahenkli çan sesi
ahenkli şarkı söylemek
ahenkli olarak
ahenkli olmak
ahenkli ses çıkarmak
ahenkli yapmak
ahenklilik
ahenksiz
ahenksiz olarak
ahenksiz ses
ahenksiz ses çıkarmak
Ahenksiz Sesler
ahenksiz sesler çıkartmak
ahenksizleşmek
ahenksizleştirmek
ahenksizlik
aheste
ahfat
ahiret
ahiret işlerine dalmış
ahiret mutluluğu
ahirette
ahit
ahize
Ahize hoparlörü
ahizeyi yerine koymak
ahkâm-ı diniye
ahlâk
ahlâk öğütleri veren kimse
ahlâk öğretmek
ahlâk azlığı
ahlâk bilimi
ahlâk bozucu
ahlâk bozukluğu
ahlâk bozulması
ahlâk dersi
ahlâk dersi vermek
ahlâk ile ilgisiz
ahlâk kuralları
ahlâk kuralları ile ilgili
ahlâk kuralları ile ilgili olarak
ahlâk prensipleri
ahlâk sorunlarını kafasına göre yorumlayan kimse
ahlâk yönünden değerlendirme
ahlâk yapısı
ahlâka aykırı davranış
ahlâka uygun
ahlâkı bozulmuş
ahlâkını bozmak
ahlâkını yükseltme
ahlâkını yükseltmek
ahlâkça
ahlâkçı
ahlâkbilim
ahlâkbilimci
ahlâkdışı
ahlâki
ahlâki bozulma
ahlâki değer
ahlâki değerler
ahlâki deşerler
ahlâki derinlik
ahlâki yapı
ahlâklı
ahlak bilimi
ahlak bozan
ahlak bozulması
ahlak düşkünü
ahlak dýþý
ahlak dersi
ahlak kıtlığı
ahlak kanunu
ahlak kavramı yer etmemiş olan
ahlak kurallarına aykırı
ahlak kurallarına uymama
ahlak kurallarını zorlamak
ahlak kurallarý
ahlak kurallari
ahlak sistemi
ahlak yönünden en iyi
ahlaka aykýrý
ahlaka uygun
ahlakı bozuk kimse
ahlakı bozulmamış
ahlakı bozulmuş
ahlakı gevşek
ahlakı zayıf olan
ahlakın düzelmesi
ahlakça bozulmak
ahlakça kötü
ahlakça serbest
ahlakçý
ahlaka-aykýrý
ahlakbilim
ahlak-dýþý
ahlaken bozulmak
ahlaken saf
ahlaken temiz
ahlaki davranýþ kurallarý
ahlaki değerler
ahlaki olarak yararlı
ahlaki reform hareketinin öncüsü
ahlaki seviye
ahlaki yönden bozulmuş
ahlaki zehir
ahlakla ilgili
ahlaklılık
ahlaklý
ahlaklýlýk
ahlaksız adam
ahlaksız hayata başlamak
ahlaksız kız
ahlaksız kimse
ahlaksız tip
ahlaksızca düşük
ahlaksızca olan
ahlaksızlaşmış
ahlaksýz
ahlaksýzlýk
ahlaksýzlaþtýrmak
ahlaksiz
Ýhlal maliyeti tazminatý
ahlat
ahmağın teki
ahmak ıslatan
ahmakça yapılan yanlışlık
ahmaklýk
Ýhmal Edilmiş Kimse
ÝHRACAT FÝNANSI
ahrette
ahtapot
íhtíras
íhtíxam
Ýhtiyar Adam
Ýhtiyat
Ýhtiyatlý
ahu dudu
ahududu
ahududu kamışı
ahxap
ahzu habza
a-i
aidatlarını ödemiş
aidatlarını ödemiş üye
AIDS
aile çevresi
aile üyeleri
aile aðacý
Aile Adı
Aile Adi
Aile Adresi
Aile Bölümü Ana Sicil Dairesi
aile babası
aile dışından evlilik
aile dramı
aile efradı
aile fertleri
aile geleneği
aile hakimiyetinden kurtarma
aile hayatı
aile içi evlilik
aile ile ilgili
aile kökeni
aile kökleri
aile kuran kimse
aile meseleleri
aile mezarı
aile ortamı
aile plânlaması
aile planlamasý
aile reisi kadın
aile reisi kadýn
aile reisliği yapmak
aile sırrı
aile toplumun çekirdeğidir
aile varlığı
aileden
aileden birisi
aileden gelme
aileden gelmek
aileden kalma değerli şey
ailem
Ailene ve sana en iyi dileklerimizle
ailenin ayarladığı evlilik
ailenin başı
ailenin bayan üyesi
ailenize bile
ailesi japonya'dan gelmiş amerika doğumlu japon
ailevi durum
aileyi geçindirme
aircraft carrier
ait olan
ait olma
ait saymak
Aitken tahmin edicisi
ajan provokatör
ajans
ajitasyon
ajur işlemek
ajurlu trikodan gömlek
ak ışınım
ak ýþýným
ak alýnlý kuþ
ak asbest
ak býyýklý deniz kýrlangýcý
ak baþlý maymunu
ak baþlý yelve kuþu
ak balýkçýl
ak balina
ak düşmüş
ak dað keçisi
Ak deniz
ak elli jibon
ak gürgen
ak gergedan
ak kanatlı sumru
ak kanatlý deniz kýrlangýcý
ak kanatlý tarla kuþu
ak kara
ak karýnlý saksaðan kuþu
ak kuyruklu kartal
ak kuyruklu soreks
ak kuyruksallayan kuþu
ak leylek
ak madde
ak mukallit kuþu
Ak Saçlı
ak saçlılık
íkí
akı
akıölçer
Akış çizelgesi
akış çizeneği
akış çizeneği simgesi
akış çizgisi
akış çizimi
akış denetimi
akış verim katsayısı
akış yönü
akışına bırakmak
akışını durdurmak
akışını kesmek
akışölçer
akışkan
akışkanlık
akıbet
akıcı anlatım
akıcı şekilde konuşmak
akıcı biçimde
akıcı bir dille yazmak
akıcı bir tarzla
akıcı bir yazı dili olmak
akıcı ingilizce konuşmak
akıcı konuşan
akıcı madde
akıcı olmak
akıcılık
akıl çelen
akıl çelen kimse
akıl çelici
akıl almama
akıl almazlık
akıl dişi
akıl durdurucu
akıl ermez kimse
akıl ermezlik
akıl fikir
akıl gücü
akıl hastalıkları bilim dalı
akıl hastalıkları uzmanı
akıl hastalıklarına ait
akıl hastanesi'nde bulunan kimse
akıl hastanesinde yatırılması zorunlu
akıl hastanesine kapatmak
akıl hastanesine sevk kararı
akıl ile
akıl ile ilgili
akıl kullanma
akıl kumkuması
akıl sağlığı
akıl sağlığı yerinde
akıl sahibi
akıl sahibi kimse
akıl sormak
Akıl Tanrıçası
akıl veren
akıl yaşı
akıl yoluyla

Copyright © Philip M. Parker, INSEAD. Terms of Use.