Copyright ©
Philip M. Parker
,
INSEAD
.
Terms of Use
.
Turkish English Dictionary
Türkçe - İngilizce
sözlük & tercüme
Definition - tanım
INDEX
10 Fenik - ızgara biçiminde şey
ızgara et - çýkýþ yastýk belleði
çýkýk - çalýþkanlýk
çalýþma - çatlamaz
çatlayacak derecede yedirmek - çevirilebilirlik
çevirinin aslına sadık oluşu - çin yemek çubukları
çinçilla - çok baharatlı yemek
çok basit - çok-katlý güvenlik
çok-kipli - öç almak isteyen
öçgüder - öksüz kalmak
ökse - öncü uçak
öncül - örümceğin ip üreten organı
örümcek að araþtýrma programlarý - özel gösterim
özel gün - Çebişev yaklaşıklığı
Çek - ücret paketi
ücretine mahsuben avans - üslubunuz
üslup kazandırmak - üzerini kaplamak
üzgün üzgün - açık tenli olma
açık transmisyon mili - aþýrýyüzey
aþýrma - ağırlığında olmak
ağırlık çökmesi - ağzından sarkıtmak
ağzıpek - aciliyetine göre sıralama
acillik - aerodinamik tren
aerofaji - akıl yoluyla
akılı - akrobatların taktıkları çok uzun ayaklar
akrobistit - alçak sıklık
alçak ses - Ýleti uzunluðu
Ýleti Yok - altı köşeli yıldız
altı kat - Amerikalýlaþtýrmak
amerikan - ANAHTARSÖZCÜK
anakara - anlaşamamak
anlaşma önergesi - Üstbilgiyi ve Altbilgiyi Göster
Üste - arabelleğe alma
arabellek - arka çýkmak
Arka Ön terminaller - asıl yerli
asılı - aslen kazanma
Asli Sil - Atlıkları sil
atlý - avutucu birisi
avutulamaz - şak diye vurma
ayak freni - şartlı tasarruf
şartlamak - şeytanca oyun oynamak
şeytani - şirketlerle banka arasında nakit getirip götürme işleri yapan memur
şirketsel - ayrıntıyla ilgili
ayrıt - Azerbaijani
Azerbaycan - bükerek yerleştirmek
büklümlü - büyük zil
büyükçe bir meblağ - başa vurulan darbe
başı - başka zamanlarda
başkaca - bağnaz protestan
başnokta - bakýþ açýsý
bakýþýk - bankacılık yapmak
bankacý - basit seçenek
basit ses - bazik cüruf
bazik font - belediye yolu
belediyece - belli düzeyin altýnda
belli eden - beyin zarlarından biri
beyincik - bilgilendirmek
bilgilenme - bir çevre içinde
bir çift - bir şikâyetin beyanında yapılan değişiklik
bir şilin - bir derneğe üye yapmak
bir devir - bir hatayı kabul etmek
bir hayret belirtmede kullanılır - bir kiþinin en iyi yaptýðý þey
bir kişi ya da partiyi perde arkasından yöneten kişi - bir mesleğin yabancısı
bir metin özeti - bir süpermarket gibi çalışan ama sınırlı yiyecek malzemesi stoku bulunan küçük dükkân
bir sürü çocuk - bir teşkilata özgü sembol
bir tek - birçok yerini
birörnek - birinci zamana ait
birincil - birini zorlamak
birinin - birleþmiþ silika
birleþtir - boðularak ölmek
boðulma - bombardýman uçaðý
bombaya dayanıklı - boyasý çýkmaz
boyasaptar - bu romantik bir komedidir
bu sıralar - buruşmuş şey
burulma açısı - canayakýnlýk
Canberra metriği - cesur kimse
cesur ol - cisimsel
cismani olarak - dökme kalıp
dökmeci - düşülen dara
düşüm - düz gidiþ düðmesi
düz harfler - daginiklik
Dagit - dallarla çit örmek
dalma çanı - davadan vazgeçme
davalı avukatı - değerli taşlarla süslemek
Değerlik - delicesine sevme
delici çekiç - Denetlenmiş Oturum Açma
denetleyen resmi görevli - Depodan Ekle
depolama ömrü - devam süresi
devamı - diş hijyeni
diş ipi - Dil Bilgisi Kýlavuzu
dil bilimi - dirençölçer
dirençli sıcaklıkölçer - doðruyu söylemek gerekirse
doðu - doktor yemini
doktora derecesi almak - Dondurularak kurutulmuþ çabuk kahve
dondurulmamış - duracak yer
durak günlüðü - -e yakışmaz
-e yakın - Eşleyiciler
eşli - ekipbaşı
eklampsi - el atıvermek
el atma - elektromotor kuvvet
elektron - emilsiyon haline dönüştürmek
emin bir şekilde - en son sýnýr
en sondaki - envaze etme
envazyon - Escape tuşu
ESCON - etiyoloji
Etiyopya - evin kadını
evin reisi - fındıklı şekerleme
fırıl - fantezi mallar
fanteziler - felakete yol açan afet
Felcden hasil olan abazi - filogenetik
filogenez - fobik
fobisi - gır gır
gırç - görünmeyen mektup kopyası
görünmez tehlike - göz gezdirmek
göz hapsinde - gücün tekerleklere nakli
gücünü - güneşlenme
güneşli - güzelliğini yitirmiş
güzellik çiftliği - gazete yazısı
gazetecí - geçirme kuşağı
geçirmeme - gelişmeden doğmuş
gelişmekte - gençliğin baharı
gençlik çılgınlığı - gerçek zevk zevklerin küçümsenişidir
gerçekçi kimse - gerizekalý
germanik - giyimde saygýnlýk
giyiminde titiz - grizu patlamasından sonra kalan zehirli gaz
grobeton - hücre ile ilgili
Hücre imi - haczedilen malın kullanılması
haczetme - hakli olmak
haksız açtığı davayı kaybedene verilen para cezası - hapishaneye kapatmak
hapislik gerektiren - hasretini çekmek
hassas eleman - hava meydanı vergisi
hava mili - hayat standardı
hayat tarzı - hedefini küçültmek
hedefleme - her yönden yükleme ya da boşaltmaya hazır olduğunu ve nizami süreler içinde hazırlık ihbarının yapıldığını belirten terim
her yöne - heykeltraşlıkla ilgili
Heywood savı - hissedarlara hisselerini vermek
hissedici - Hukuka uygunluk
hukukçular - içinde yuvarlanmak
içindekiler öðesi - iş göremez
iş gözlüğü - işin zor tarafı
işinde - iştigal etmek
iştirak eden - iftira türünden
iftirak - iki hükümdarlı yönetim
iki hafta - ikna edilmiş olma
ikna etme - ilgili tarih itibarýyla
ilgililer - imleçten bagimsiz kaydirma
imleşim - incinmiş gurur
incir aðacý - intihap toplamak
intihar eden kimse - iskandil kurşunu
iskandinav - istiklal
istikrar bulmak - iyi biçimlendirme
iyi bilen - izometrik
izoterm - kırıcılık
kırık bezelye - kısmen veya tamamen ticari anlaşmalara bağlı olmayıp sadece kanun koyucu tarafından vazolunan gümrük vergileri sistemi
kısmet - kâlp nakli
kâlp pili - kötü ders notları
kötü doktor - Küçülebilir
küçülen - kýyý ve deniz mühendisliði
kýyýcý - kablosuz yerel þebeke
kabriyole - kafayý bulmuþ
Kafe - kaleyi yerle bir etmek
kalibrasyon - kana susamýþ
kanı çok - kanunsuz yoldan para kazanmak
kanunsuzdur - karışıklaştırmak
karışım hazırlama - karaturp
karavancı - karla karışık yağmur
karlı olarak - katýþtýrmak
katýhal - kayıtlı olmayan
kayıtlamak - kazadan beladan uzak
kazaen - kenar yuvarlatýcý
kenara - kendini zorla kabul ettirmeye çalışmak
kendiniz - keten ayıklama aleti
keten dantel - kin ve nefret dolu
kinakrin - klasik yapıt
klasikler - kolayca zarar gören
kolaylık olması açısından - konservatuvar
konserve açıp içmek - konvertibilite
konvertibl - koyu yeşil
koyuca - kuşet
kuşhane - kum saatindeki kum
kum taşı - kuruluşa ait
kurulum - lâfını sakınmaz
lâfebesi - Lexis oranı
Leydi - Mısır'ın yerlisi olan
mısırlı - mülteciler kurulu
mümbitleştirme - maaş bağlamak
maaş ve ücretleri gözden geçirirken geçmiş performans ile gelecekteki potansiyeli değerlendirme tekniği - mahkeme yoluyla ödetmek
mahkemece ertelenen açık artırma ile satış - mal olarak ödeme
mal olmak - mani olan
maniali - master programı
mastif - Meksika Yaz Saati
meksikalı - mercek vasıtasıyla oluşan biçim
mercimek - metin saydamlýðý
Metin Seç - middling sözcüğünün çoğul biçimi
mide özsuyu analizi - Mississipi
Missouri - muallakta olmayan
muallime - mutemede ait
mutena - nakleden
nakledici - nefretini uyandırmak
nefretle - niteliklerine göre ayırmak
nitelikli şey - observatuar
obsesif - olamasa da olur
olamayan - onanırlık koşulları
onanýr - orman yetiştirme
ormanı çok - osteolitik
osteoliz - otururken yapılan
otuz - paha biçmek
pahada ağır - Para Yönetimi
para yapma - parlaklığını
parlaklık kazandırmak - pay sahibi olmak
pay verme - Perþembe
perakende - pirinçten yapılmış mezar plakası
pirit - polis birliği
polis casusu - pratik zekaya sahip
pratika - Pullamak
pulları dökülmek - radyodermatit
radyofar anteni - reddedilen kabul
reddedilmiş şey - reosta
reostat - rivayet kabilinden
rivyera - sıcaktan yanmak
sıcramak - sınam tasarımı
Sınama alanı - söyletmemek
söylev - süperbilgisayar
süperego - sütlü kavhe
sütlaç - Saat Biçimi
saat bir - sabitleştirici istemeyen
sabitleme - sahtekârlık teşebbüsü
sahtekar - sanat zevki olan
sanatçı - Sarkık Yanak
sarkıntılık yapmak - savaşı doğuran olay
savaşım - saygıyla karışık korku
saygý - Sehirlerarasi Ekspres Tren
sehr disinda - sentrifügal
sentriol - sert yüzey
sert yaka - sevk edilen
sevk evrakı eşliğinde gelen poliçe - silâhlanmak
silâhlar - sinsice yapmak
sinsilik - skandal çıkaran araştırmacı
skandiyum - Son İşlemi Geri Al
son ürün - Sorguya Bağla
sorkun - SPOTLU NÝÞ
sprey - su yabancı otu
SU YATAÐI - susturulmuş
susun - Tüm Ag
Tüm Alan - taþýyýcýyý dinleyen çoklu eriþim
taþýyan - tadını vermek
tadında - takatý kalmamýþtý
takatsız bırakmak - tam satýn alma sürümü
tam sayılardan oluşan - tanrýlarýn içkisi
tanrýsal - tarziye
tas kebabý - tayga
tayin eden kişi - tehlikelere dikkat eden
tehlikeli adam - tekmiş gibi görünen iki yıldız
tekmil - televizyonla tanı
teleyazı - temyizle ilgili
ten rengi streç pantolon - ters ve kısa
ters video - ticarette kaptıkaçtı yöntemi
ticari - top sözcüğünün çoğul biçimi
top sürme - topraklarına katmak
topraksız - trouser sözcüğünün çoğul biçimi
True Type yazıtipleri - uçağın yerini gösteren lâmba
uçabilen - ufuktan yükseklik derecesi
ugramak - utanmazca
Utarit - uyumlu zil sesi
uyumluluk - uzun yaprak
uzun yara - varíl
varan - vb kötü adam
vb tehdit etme - veri kaydı
veri kaydi - viyaklama
Viyana - yılışık yılışık sırıtmak
yılışma - yükölçer
yükü ayarlayarak gemiyi dengeleme - yürürlülük
Yürüt - yaşama sımsıkı sarılmış
yaşamış - yakından incelemek
yakınlık analizi - yan yatmaya elverişli
yan yelken - yapı endüstrisi
yapı içi - yarı-durağan süreç
yarıiletken - yargısal örnek
yargıtayca mahkeme kararının yeniden incelen - yavaş yavaş yerleştirmek
yavaşça ya da dikkatle ilerlemek - yazıtlara ait
yazı-tura - yem olarak kullanılan kayabalığı
yem parası - Yeni Zellanda Dolarý
yeniçeri - yer ve zaman kavramlarının dört boyutlu bütünü
yer vermek - yeterli teminat
yeterlik - yoksulluk nafakasi
yoksun bırakan - yukarıya yönelik
yukarý - zabıtların tasdiki
zabýt ve tesbit olunan - zaruret içinde
zaruri olarak - zindana atmak
zindancý - zurna sesi
örümcek að araþtýrma programlarý
örümcek aðý
örümcek ağ araştırma programları
örümcek ağı ile kaplanmış
örümcek ağı ipi
örümcek ağının tek teli
örümcek ağının teli
örümcek adam
örümcek ailesi
örümcek gibi
örümcek kafalı
örümcek kafalı kimse
örümcek kafalý kimse
örümcek yiyen kuş
örümcekkuşu
örümcekler
örümcekli
örüntü
örüntü üreteci
örüntü eşleme
örüntü fonksiyonu
örüntü tanıma
örüntülü örnekleme
örüp çelenk yapmak
örütbað
ördek eti
ördek gibi bağırmak
ördek gibi salýna salýna yürümek
ördek gibi yürümek
ördek saçması
ördek sesi
ördek sesi çıkarmak
ördek tuzağı
ördek yavrusu
ördekler
ördeklik
öreke
örerek onarmak
örf ve âdet üzere
örf ve âdet gereğince
örf ve âdet hukukuna göre
örf ve adetler hukuku
örgü ören kimse
örgü örme tarzı
örgü örmek
örgü bebek patiği
örgü biçiminde dokumak
örgü biçiminde motif
örgü bluz
örgü eþya
örgü giysiler
örgü işi
örgü ile onaran kimse
örgü ipliği
örgü kumaş
örgü makinesi
örgü sepeti
örgü yumurtası
örgü zırh
örgücü
örgüde ilmik
örgüde ters iğne
örgülü iletken
örgüsünü açmak
örgüt üyelerinin oluşturduğu topluluk
örgüt içinde gruplaşan topluluk
örgüt toplantısı
örgütçü
örgütlü
örgütlü þiddet
örgütleþim
örgütleþmek
örgütleşim
örgütleşmek
örgütleme
örgütlenme
örgütlenmemiş
örgütleyici
örgütsel
örge
örgen
örgenlik
örgensel
örme şekli
örme eylemi
örme halka
örme işi
örme ipliği
örme kalın yün ceket
örme konnektör
örneğe ait
örneğe göre yapmak
örneği olan
örneği olmak
örneğin
örneğine göre yapmak
örneğine rastlanmış
örneğine rastlanmamış
örneğine uygun
örnegin
örnek üzerine
örnek alınacak
örnek alınacak şey
örnek alınacak kişi
örnek alınan şey
örnek alınmak
örnek büyüklüğü
örnek birimi
örnek dava
örnek davranış
örnek gösterilecek
örnek gösterilen
örnek göstermek
örnek gibi olan
örnek insan
örnek istatistiği
örnek kimse
örnek kontrolü
örnek kopya
örnek momenti
örnek noktası
örnek olan
örnek olarak
örnek olarak denemek
örnek olarak gösterilmeye uygun
örnek olarak göstermek
örnek olarak vermek
örnek olay
örnek olay incelemesi
örnek olmak
örnek oluşturan
örnek paylaşımı
örnek planı
örnek sayımı
örnek seçiminden sonra tabakalama
örnek seçmek
örnek seyreltme
örnek seyreltme süzgeci
örnek tasarımı
örnek uzayı
örnek vermek
örnek yeniden kullanımı
örnekle açıklamak
örnekle tut eylemi
örneklem
örneklem büyüklüğü
örneklem noktası
örneklem tasarımı
örneklem uzayı
örnekleme
örnekleme örgüsü
örnekleme aralığı
örnekleme birimi
örnekleme dışı hata
örnekleme dağılımı
örnekleme denetimi
örnekleme eylemi
örnekleme hatası
örnekleme momenti
örnekleme oranı
örnekleme planı
örnekleme sıklığı
örnekleme varyansı
örnekleme yapısı
örneklemeli
örneklemeli sınama
örneklendirilmiş
örneklenmiş
örneklenmiş dönüştürücü
örneklenmiş dizge
örneklenmiş sinyal
örnekleri deneyen kimse
örnekleri tanzim etmek
örneklerle açýklamak
örnekle-tut eylemi
örnekleyici
örneklik kitabı
örnek-olay incelemesi
örneksel
örneksel gönderim
örneksel im
örneksel Ses Teybi
örneksel veri
örnekselden sayısala dönüştürücü
örneksel-sayısal-çevirici
örnekseme
örs
örs boğası
örs kemiði
örs kemiği
örs keskisi
örs veya çekiç ağzı
örs veya çekiç alnı
örselemeyen deneti
örselemeyen sınama
örselemeyen sýnama
örseleyen çöküm
örseleyici
örseleyici sınama
örseleyici sinama
örtü görevi görmek
örtü oluşturan
örtüþen alanlar
örtüþme
örtüþme süresi
örtüþme-önler
örtüþmek
örtüþmeli
örtüþmeli imleþim
örtüþmeli komut çevrimi
örtüşüm eşleme yöntemi
örtüşen alanlar
örtüşme
örtüşme süresi
örtüşme-önler
örtüşmek
örtüşmeli
örtüşmeli imleşim
örtüşmeli komut çevrimi
örtücü düðmesi
örtük
örtük iþlev
örtük işlev
örtülü geçit
örtülü mal varlığı
örtülüp çıkamamak
örtüler
örtülmüş
örtünmüþ
örtünmüş
örtünmek
örtüsü kaldırılarak açılışı yapılmak
örtüsünü açmak
örtüsünü kaldirmak
örtüsünü ya da kapağını açmak
örtbas edilemez
örtbas etme
örtbas etmeye çalışmak
örten şey
örten gönderim
örten ya da gizleyen şey
örten yığın
örtmece
örtmece kullanmak
örtmeceli
östaki borusu
östrojen
ötücü ardıç kuşu
ötücü kuþlar
ötücü kuş
ötücü kuş türü
ötücü kuğu
öte bilgi
öte yanda o senedin nominal kıymeti arasındaki farkın ayarlanması
öte-çýkarsama
öteberi
öteberi torbası
ötede beride
ötedeki
öteden beri
öteden beri süregelen gelenek
ötedil
öteduyum
öteki ad
öteki adı
öteki ben
öteki birleþtirme sýrasý
öteki birleştirme sırası
öteki karakter kümesi
öteki karakter seti
öteki kod sayfası
öteki kod sayfasý
ötekiler
ötektik
öteleme
ötelemek
öten
ötesinde
ötesinde berisinde
ötesine
ötesine geçilmemesi gereken sınır
öteye atmak
öteye beriye
öteye beriye atmak
öteye uçmak
ötleðen
ötleğen
ötleğen kuşu
ötme
öttürmek
övücü olmayan
övülmeğe değer
övülmeye deðer
övülmeye lâyık
övünç
övünç duymak
övünç için kabul edilen
övünç kaynağı
övünülecek şey
övünülecek bir şeyi olmak
övünen
övünen kimse
övünerek
övünerek göstermek
övüngen
övüngen kimse
övünme payı
övünme vesilesi
övünmek gibi olmasın ama
öve öve bitirememek
öve öve bitiremeyen kimse
öven
övgü dolu
övgü dolu şarkı
övgü dolu sözler
övgü dolu yazı
övgü ile
övgü niteliðinde
övgü niteliğinde
övgü olarak verilen
övgü yazarı
övgüler sıralamak
övgüye deðer
övgüye layık olmak
övgüye layýk
öykü anlatan şiirler
öykü anlatan kimse
öykü biçiminde
öykü kitabı
öykü sorumlusu
öykülü
öyküleme
öykülemek
öykülenme
öykülerde
öykünücü
öykünülmez
öykünüm
öykünüm programý
öykünün resimleri ile süslenmiş
öykünce
öykünme
öykünme programı
öykünme programi
öykünme yazılımı
öykünme yazilimi
öykünmeci
öykünmek
öyküsel
öyküyü oluşturan karelerden herbiri
öyle bir şey yok
öyle bir yere
öyle birşey
öyle biri
öyle de battık böyle de
öyle de olsa
öyle değil denebilir
öyle demezdim
öyle görülüyor ki
öyle geliyor ki
öyle kabul edilen
öyle kalmak
öyle mi
öyle olduðu sanýlan
öyle olmasına rağmen
öyle olsun
öyle pek de
öyle ya da böyle
öyle yada böyle
öyle yahu
öylece durmak
öylece kalmak
öyleki
öyleleri
öylelikle
öylesine çok
öylesine takılmak
öz çıkarmak
öz açıklamalı
öz açýklamalý
öz birliği
öz değişmesi
öz direnç
öz hizmet makinesi
öz ilinti
öz indüksiyon
öz kaynak
öz kaynaklar
öz olarak
öz sýnama
öz saðlama
öz sağlama
öz varlık
özısı
özçağrı
özçağrılı
özörgütlemeli
özü olmak
özü sözü bir
özü sözü bir olmama
özü sözü bir olmayan
özümleme
özümleme olayları bütünü
özümlenme
özümseme
özümsenmek
özünü çýkarmak
özünü almak
özünü ortaya koymak
özünün özü
özünde
özünde olan
özünde olma
özünde olmak
özünde var olan
özüne indirgemek
özür dilemek zorunda kalmak
özür diler gibi
özür dilerim
özür dileyen
özür kabul edildi
özür kabul etmez
özür olarak öne sürmek
özür ve telâfi
özür zrü diler gibi
özür zrü dileyen
özürlü
özürlü gösterme
özürlü olmak
özürlülük
özütünü çıkarmak
özütünü alma
özütleme
özütlemek
özanlatım
özbaðlaným
özbaðlanýmlý süreç
özbaðlanýmsal süreç
özbağlanım
özbağlanımlı
özbağlanımlı süreç
özbağlanımlı yürüyen ortalama
özbağlanımsal süreç
özbeöz
özbeöz amerikalı
özbek
özbekçe
özbelgelemeli
öz-belirlenim
öz-bilgi
özbilinç
öz-bilinç
özdeþ
özdeþleþme
özdeþlik
özdeþlik benzetimi
özdeþlik iþleci
özdeþlik imi
özdeş baskı
özdeş hatalar
özdeş kategorileştirmeler
özdeş olduğunu hissettirmek
özdeş saymak
özdeşbaskı
özdeğer
özdeğer denklemi
özdeşleşme
özdeşlemek
özdeşlik
özdeşlik benzetimi
özdeşlik işleci
özdeşlik imi
özdecik
özdeger
özdeger denklemi
özdek
özdekçi
özdekçilik
özdekleşme
özdekleştirme
özdekleştirmek
özdeksel
özdeksel-olmayan
özdeksizcilik
özden
öz-denetim
özdenetimli
özdevimli
özdevimli çaðýrma
özdevimli çağırma
özdevimli öznitelik
özdevimli artır
özdevimli artýr
özdevimli ayar
özdevimli bað
özdevimli baðlantý
özdevimli baþlama
özdevimli başlama
özdevimli bağlantı
özdevimli besleme
özdevimli güncellemek
özdevimli kaydetme
özdevimli kaydetme sıklığı
özdevimli kaydetme sýklýðý
özdevimli seçme
özdevimli vezne
özdevimli yanıt
özdevimli yanýt
özdevimli yineleme otomatik yineleme
özdevin
özdevinim
özdevinimli
özdevinir
özdeyiþ
özdeyiþlerle konuþan
özdeyiþli sözlerle dolu
özdeyişte bulunan kimse
özdirenç
öze dönüşlü
öze değil biçime ait
öz-eşlenik Latin kare
özebir
özebir kodçözülen
özedim
özedimli
özedimlileþme
özek
özekçek
özekkaç
özeksel
özeksel denetim
özeksel moment
özeksel sınama düzeni
özeksel sýnama düzeni
özekselleşmiş
özeksiz
özeksiz bilgisayar ağı
özeksiz bilgisayar agi
özeksiz iþletim
özeksiz işletim
özeksizleþtirme
özeksizleştirme
özel çözüm
özel çalışma odası
özel çalýþma odasý
özel çekilmiş havlı iplik
özel öğretim ile ilgili
özel öğretmene ait
özel öğretmenlik yapmak
özel ögretmen
özel önem vermek
özel üniforma
özel þöför
özel ağ
özel ag
özel aksam
özel amaçla yapmak
özel amaçlı ilaç
özel amaçlı oda
özel amaçlı sözcük
özel amaçlý sözcük
özel anahtar tabanlý þifreleme
özel anaokulu müdiresi
özel araba yolu
özel arazi
özel av alanı
özel avlanma yeri
özel şey
özel şoför
özel şoförlük yapmak
özel bölüm en uygunu
özel bölme
özel baðlantý numarasý
özel bağlantı numarası
özel beceri gerektirmeyen
özel bir önem göstermek
özel bir amaç için ayrılmış oda
özel bir amaçla bir araya toplanmış insanlar
özel bir amaçlı
özel bir antikor
özel bir araç için ayrılan
özel bir dille konuşmak
özel bir görev vermek
özel bir görevle gönderilmiþ memur
özel bir görevle göndermek
özel bir kadın
özel bir nedeni yok
özel bir nedenle değil
özel bir odaya kapatmak
özel bir tadı olan
özel bir tarihe denk gelmeyen gün
özel birlik
özel dönüþ adresi
özel dönüş adresi
özel damga
özel ders almak
özel ders ile ilgili
özel ders süresi
özel devre
özel dikilmiş
özel dikkat isteyen
özel dil
özel doktor
özel doku
özel dosya
özel eðitim önerisi
özel eðitim deðerlendirmesi
özel eğitimle hazırlamak
özel eşyalar
özel edisyon
özel efektler teknisyeni
özel ekspresle
özel elbise
özel elden dilekçeli
özel espri
özel etken
özel etken oranı
özel etken oraný
özel evlerde uşak
özel fiyat teklifi
özel görev
özel görev grubu
özel göreve atanmamış
özel göreve atanmamýþ
özel göreve gönderme
özel göreve getirme
özel göreve verme
özel göreve vermek
özel görevle seçilmiş er
özel görevlendirmek
özel görevli
özel görevli bilgisayar
özel görevli memur
özel görevli olarak
özel gösterim
Copyright ©
Philip M. Parker
,
INSEAD
.
Terms of Use
.